İngilizce eğitimleri verilmeli!
Günümüz şartlarında Sapanca’mızın nitelikli en önemli eksiklerinden bir tanesi
de kuşkusuz kendi dilimiz dışında evrensel bir dili iyi derecede konuşmakta
çektiğimiz güçlük. Derler ya bir dil bir insan iki dil insan. Atalarımız
evrensel diller olmasa da Gürcüce ve Lazca dillerini çok iyi konuşmaktaydılar.
4 kuşak öteden kendi ana ve babalarımıza kadar bu dillerin kullanımı nesilden
nesile aktarılarak gelmişti. Fakat bizim gençlik dönemlerimizde nedense bu
dillerin kullanımı noktasında ciddi bir mahalle baskısı oluşmuştu. Ayıplanıyor
ve hatta yadırganıyordu. Basit olarak nitelendiriliyordu. Bu sebeplerden
ötürüdür ki canım dillerin bizim nesillere aktarımı maalesef gerçekleşmedi.
Bireysel manada evin içerisinde konuşulanlara can kulağıyla kulak kabartanlar
müstesna. İlçemizde 50’li yaşların üzerinde kısmen hala bu dillerin konuşulabildiğini
görmekteyiz. Kendi ana dili dışında farklı bir dili başarı ile konuşmayı
becerebilen bir birey üçüncü bir dili öğrenmekte ve konuşmakta kesinlikle
zorluk çekmiyor. Dil yatkınlığını kazanmış oluyor. O dönemlerde oluşturulan
toplumsal baskının günümüze nasıl etki ettiği daha iyi anlatılmazdı herhalde.
Keşke çarpık çurpuk da olsa farklı bir dünya dilinin kulak dolgunluğu çocuk
yaşta temelden aşılanabilsin diye hayıflanırım hep. Ağaç yaşken eğilir. Eğer
gidişatı iyi okuyabiliyorsak, biz ve bizden sonraki nesiller gelecekte bu
topraklarda kesinlikle popüler dilleri konuşmak zorunda hissedecekler
kendilerini.
İlçeye ciddi şekilde turist akını var. Günübirlik yabancı turistlerin yanı sıra yazlıkçılar da hatırı sayılır düzeye geldi. Konut alıp yerleşenler hiç de küçümsenmeyecek seviyede. Sapanca ekonomisi dört gözle dışarıdan gelecek kafileleri bekliyor. İlçe ekonomisi açısından düşünüldüğünde tek taraflı bir beklenti elbette tartışılacak bir durum! Ayrı bir konu. Bir sektör tutturmuş gidiyor, en azından burada nasıl profesyonelleşebiliriz deyip çekip aldım. Bugün ilçe halkını oluşturan bireylerin büyük çoğunluğunun yabancı dil eğitimi veren kurslara gidebilecek bütçesi yok.
Sapanca’nın doğası karşılık buluyor. Tercihler de karşılık buluyor. Emek sarf edilmeden, altyapısı oluşturulmadan, ortaya devasa eserler konmadan binlerce insan akın akın geliyor bu ilçeye işte. Gelmeleri noktasında bir bedel ödenmemiş, en azından sürdürülebilir hale getirilmesi açısından taşın altına eller sokulmalı. Körfez ülke vatandaşları ilçemize ciddi anlamda hareketlilik getiriyorlar. Onlar kendilerini bizlere, bizler kendilerimizi onlara ifade etmekte akla karayı seçiyoruz. Bunun sonucunda her iki taraf maddi ve manevi anlamda zarar görüyor. Tek yapmaları gereken güvenli direksiyon döndürmek olan vito şoförleri bu durumdan kendilerine pay çıkarmakta asla geç kalmıyorlar. Hemencecik durumu avantaja çeviriyorlar ve kontrolü ele alıyorlar. İlçenin ticaretine de, turizmine de yön verecek pozisyonu birden bire üstleniyorlar. Hayatları boyunca bölgeye gelmemiş bu insanlar bölgenin kaymağını çatır çatır yemenin derdine düşüyorlar. Onlar için ne fark eder ki bugün burası, yarın başka bir yer. Yüzlerce dert dinliyorum. Hemen hemen herkes bu durumdan şikayetçi. Ancak çözüm noktasında bir parmak kalkmıyor.
İlçemizin idaresinde söz sahibi olan kurum ve kuruluşların inisiyatif alması şart. Sapanca’da yılı bütünüyle kapsayan yabancı dil (İngilizce) kursu verilmeli. 12 ay boyunca devam ettirilmeli. Profesyonel kurumlarla işbirliği yapılarak öğretici olması sağlanmalı. Teorinin ötesine geçilip, pratikte verilmeli. Öğreticilerde sosyal hayatta konuşulan dile tamamen hakim olma şartı aranmalı. Ev hanımlarına kadar erişilmeli. 7’den 70’e herkese hitap edebilecek şekilde gruplandırılmalı. Performans katsayıları belirlenmeli. Uzman ekipler tarafından denetimleri yapılmalı. İlçeyi kurumsal manada kapsayıcı bir kurs ağı oluşturulur ise size abartmıyorum 1 yıl içerisinde yüzlerce insan rahatlıkla kendini ifade edebilecek seviyeye gelir. Pilot çalışma kesinkes başlatılmalı. Çarşı Pazar görsün sitili yapılan kurslarla bir yere varılamadığı aşikar. Tecrübeli eğitmen istihdamı ve yıla yayılan bir eğitim sistemiyle meyveler toplanabilir. Devletimizin insanına bu konuda yatırım yapması elzem. Dilin gelişimi ilçedeki eğitim kalitesinin gelişimine de ön ayak olur. Herkes kazanır. A’dan Z’ye her ücra noktaya kadar sirayet eder. Sosyal yardımlaşma fonuna talep azalır. Ev işlerinden arta kalan zamanında tığ işi tülbent oyası yapan Ayşe abla ürününü yabancı turiste pazarlayabilir. El emeği karşılık çabucak karşılık bulur. Seramik ustası Mehmet amca yaptığı işin detaylarını anlatabilir. Günlük konuşma ve sınırlı seviyede mesleki dille. Beden dili bir yere kadar! Sağlıcakla kalın.
İlçeye ciddi şekilde turist akını var. Günübirlik yabancı turistlerin yanı sıra yazlıkçılar da hatırı sayılır düzeye geldi. Konut alıp yerleşenler hiç de küçümsenmeyecek seviyede. Sapanca ekonomisi dört gözle dışarıdan gelecek kafileleri bekliyor. İlçe ekonomisi açısından düşünüldüğünde tek taraflı bir beklenti elbette tartışılacak bir durum! Ayrı bir konu. Bir sektör tutturmuş gidiyor, en azından burada nasıl profesyonelleşebiliriz deyip çekip aldım. Bugün ilçe halkını oluşturan bireylerin büyük çoğunluğunun yabancı dil eğitimi veren kurslara gidebilecek bütçesi yok.
Sapanca’nın doğası karşılık buluyor. Tercihler de karşılık buluyor. Emek sarf edilmeden, altyapısı oluşturulmadan, ortaya devasa eserler konmadan binlerce insan akın akın geliyor bu ilçeye işte. Gelmeleri noktasında bir bedel ödenmemiş, en azından sürdürülebilir hale getirilmesi açısından taşın altına eller sokulmalı. Körfez ülke vatandaşları ilçemize ciddi anlamda hareketlilik getiriyorlar. Onlar kendilerini bizlere, bizler kendilerimizi onlara ifade etmekte akla karayı seçiyoruz. Bunun sonucunda her iki taraf maddi ve manevi anlamda zarar görüyor. Tek yapmaları gereken güvenli direksiyon döndürmek olan vito şoförleri bu durumdan kendilerine pay çıkarmakta asla geç kalmıyorlar. Hemencecik durumu avantaja çeviriyorlar ve kontrolü ele alıyorlar. İlçenin ticaretine de, turizmine de yön verecek pozisyonu birden bire üstleniyorlar. Hayatları boyunca bölgeye gelmemiş bu insanlar bölgenin kaymağını çatır çatır yemenin derdine düşüyorlar. Onlar için ne fark eder ki bugün burası, yarın başka bir yer. Yüzlerce dert dinliyorum. Hemen hemen herkes bu durumdan şikayetçi. Ancak çözüm noktasında bir parmak kalkmıyor.
İlçemizin idaresinde söz sahibi olan kurum ve kuruluşların inisiyatif alması şart. Sapanca’da yılı bütünüyle kapsayan yabancı dil (İngilizce) kursu verilmeli. 12 ay boyunca devam ettirilmeli. Profesyonel kurumlarla işbirliği yapılarak öğretici olması sağlanmalı. Teorinin ötesine geçilip, pratikte verilmeli. Öğreticilerde sosyal hayatta konuşulan dile tamamen hakim olma şartı aranmalı. Ev hanımlarına kadar erişilmeli. 7’den 70’e herkese hitap edebilecek şekilde gruplandırılmalı. Performans katsayıları belirlenmeli. Uzman ekipler tarafından denetimleri yapılmalı. İlçeyi kurumsal manada kapsayıcı bir kurs ağı oluşturulur ise size abartmıyorum 1 yıl içerisinde yüzlerce insan rahatlıkla kendini ifade edebilecek seviyeye gelir. Pilot çalışma kesinkes başlatılmalı. Çarşı Pazar görsün sitili yapılan kurslarla bir yere varılamadığı aşikar. Tecrübeli eğitmen istihdamı ve yıla yayılan bir eğitim sistemiyle meyveler toplanabilir. Devletimizin insanına bu konuda yatırım yapması elzem. Dilin gelişimi ilçedeki eğitim kalitesinin gelişimine de ön ayak olur. Herkes kazanır. A’dan Z’ye her ücra noktaya kadar sirayet eder. Sosyal yardımlaşma fonuna talep azalır. Ev işlerinden arta kalan zamanında tığ işi tülbent oyası yapan Ayşe abla ürününü yabancı turiste pazarlayabilir. El emeği karşılık çabucak karşılık bulur. Seramik ustası Mehmet amca yaptığı işin detaylarını anlatabilir. Günlük konuşma ve sınırlı seviyede mesleki dille. Beden dili bir yere kadar! Sağlıcakla kalın.
Yorumlar
Yorum Gönder