"Sakarya'da bir dünya markası doğuyor"


Klasik çerçevenin dışına çıktığım bir yazıyı kaleme alıyorum. Sizleri ilçe sınırlarımızın biraz ötesine çıkarmak istiyorum. Güneş üzerine doğmayan, sabahın ilk saatlerini tarlalarda karşılayan, eken, biçen, üreten, hasadını alan, modern yaşamla köy hayatını birbirine entegre etmeyi başarabilmiş, güneşin batışıyla sakinliğe gömülen samimi insanların diyarından söz etmek istiyorum. Köy kahvehanelerinin hala o safiyane sıcaklığını koruduğu, siyah çayın lezzetinin damaklarda kaldığı, tüm binek araçların trafikte beraber yol alabildiği, her mevsimin kendine özgü bir iz bırakabildiği, yayvan çatılı, kızıl kiremitli, ahşap kaplı ahırların kendini koruyabildiği,  küçük ve büyükbaş hayvancılığın ataların yadigarı sayıldığı, envai çeşit sebze ve meyvenin nasırlaşmış ellerle yetiştirildiği, çapalanmış toprağın insanın ruhunda zindelik ve huzur biriktirdiği, kasabanın ortasından gürül gürül akan Sakarya’nın bereketli kıldığı, verimli arazilerini bıkmadan, usanmadan, azim ve gayretle işleyerek ülkemizin meyve sebze deposu haline getirmiş, misafirperver çiftçilerin hayat sürdüğü şirin bir tarım toplumundan dem vuracağım. Tarihçesi bir hayli eskiye uzanan, İpek yolunun üzerinde bulunan, meşhur Ali Fuat Paşa köprüsünü içerisinde barındıran, Elvanbey İmaret Camisiyle geçmişine ışık tutan bir coğrafyanın, teknolojik gelişmelerin erozyonuna mümkün olduğunca maruz kalmadan, gelenek ve göreneklerini yaşatarak, kültürlerini koruyarak, milenyum neslinin geleceğin büyülü atmosferine dair yeşerttiği düşlerin nasıl da bir bir gerçeğe dönüştüğünden bahsedeceğim.

Sapanca’ya 30 km uzaklıkta bulunan, tabiri caizse sırtımızı yasladığımız, güney yakamızdaki komşumuz Geyve’ye, Belediye Başkanımız Sayın Murat Kaya’nın misafiri olarak konuk oldum bu hafta. Hizmet aşkı ve tutkusu ilk günkü gibi gözlerinden saçılıyordu. Tamamladığı projeleri ifade ederken dilinden dökülen kelimeler neşe saçıyordu. Devam eden projelerin bittiği günü iple çekiyordu. Dile kolay 300.000 ton ürünü kasalarda çürütmemek için verdiği mücadelenin aldığı karşılığının ferahlığını yaşıyordu. Kim düşünebilirdi ki bir gün Geyve’den ülke sınırlarının dışarısına meyve ihraç edilebileceğini. Tarım arazilerinin % 85 kapasite ile çalıştırılacağını. Erik, araka, kiraz, şeftali, erken üzüm, elma, müşküle üzümü, kavun, karpuz ve ayva.  Ispanak, kereviz, marul, domates, salatalık, biber ve patlıcan. Hepsi organik. Salça, acıka, sirke, pekmez, turşu ve pestil. Hanımların hünerlerini sergilediği, el becerilerini gösterdiği ve sanatsal ruhlarını ürettikleri ürünlere yansıtarak otantik bir şekilde satışa sunduğu, tarımsal turizmin fevkalade şekilde yapıldığı bir huzur iklimi. Şehirden 5 km uzaklıkta, 500 rakımda, 50 bin metrekare alanda kurulan Belediye Sosyal Tesisinde tamamen hanımlar çalışıyor. Manzara eşliğinde, hane halklarının tamamının faydalanabildiği, son derece lezzetli ürünlerin çok cüzi fiyatlarla satıldığı bir tesis 5 milyon TL’lik yatırımla halkın hizmetine sunulmuş durumda. O kadar talep var ki millet sıraya giriyor. Taraklı yolu üzerinde 12 bin metrekare alanda inşası devam eden Yöresel Ürünler Pazarı bölgenin çehresini değiştirecek. Geyve’ye insan akın edecek. Taze taze sebzeler, dalından koparılmış meyveler, reyonlarda satışa sunulacak. Kurutulmuş meyveler raflarındaki yerini alacak. Hepsine hanım eli değecek.

Tarımsal ürünlerin pazarlamasının nasıl yapılması gerektiğinin adeta dersinin verileceği bir mekan karşımıza çıkacak. Parla Tepesinde 12 bin metrekare alanda, Kuzey’den Güney’e Doğu’dan Batı’ya her köşeye hakim olduğunuz, nehre kuş bakışı baktığınız, 40.000 aracın gözlerinizin önünden eriyip gittiği, cam fanusun içinde seyri alem yapabileceğiniz bir teras hizmete girecek yakın bir zamanda. Bitmedi. 750 metrelik parkurda gondola binebileceğiniz, Tarihi Ali Fuat Paşa köprüsünün altından geçeceğiniz, nehrin içerisine inşa edilecek iskelelere yanaşacağınız, balık restoranlarında nehrin sesine kulak vereceğiniz, suyun üzerinde senaryosu yazılmış ışık görsellerinin birbirinden güzel efektleri yansıttığı bir yatırım daha açılmak için gün sayıyor. Gondola binmek için şimdiden planlarınızı yapın. Tarım Bilimleri ve Teknoloji Fakültesi Geyve’ye ahenk katacak. Geyvespor, Süper Amatör Küme’de iddialı bir takımla sporseverlerin karşısına çıkacak. Spordan sanata, tarımdan sanayiye, ekonomiden sosyal yaşama, eğitimden kültüre ilmik ilmik işlenen bir beldeden bahsettim sizlere. Geyve koşar adım yol alıyor.

Hayata geçen projeler, uygulamalar, yürürlükte olan planlamalar çok daha önemlisi bir ilçe kendi özbenliğiyle kimlikleştirdiği markasını dünyaya tanıtıyor. Markalaşma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Geçtiğimiz günlerde Patent Enstitüsü’nden marka tescili alındı. Bir dünya markası. Geyve Dünya çapında bir marka ile anılacak. Başkanıma söz verdiğim için markanın ismini şu an paylaşmayacağım. Artık Geyve sınırlarının dışına çıkan her bir ürün aynı isimle anılacak. Vizyon ve misyon. Belediyecilikte örnek alınacak çalışmalar serüveni. Sakaryamız’a bu tür hizmetler ve yatırımlar kazandırdığı için başkanımızı can-ı gönülden tebrik ediyorum. Kıt kaynaklarla ortaya dökülen büyük yatırımlar. Samimiyet ve inanç. Bir gün yolunuz Geyve’ye düşerse bahsettiğim yerlere uğramadan geçmeyin. Sağlıcakla kalın.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

“Stad yerinde ağırdır” (Butik Stadyum)

Beşiktaş Jimnastik Kulübü’nü Sapancalılar kurdu!

"Sadettin Tantan"